Kayıtlar

Kasım, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Sevda Günleri 3

Resim
Sevda Günleri 3 - Hangi Kalabalık? "İnsanın bi içindeki dünyası var bir de dışındaki, içindeki daha kalabalık" Kırtasiyede Mahkeme Belgeleri Çıkaran Abla İlk şiir kitabım için sözleşmelerimi çıkarmaya gittiğimde duydum bu sözleri. Nuri abi - aynı ilçede yaşamamıza rağmen neredeyse yıllardır bir kez bile görüşmedik, karşısına çıktığımda ona anlatacak güzel bir şeylerim olsun diye beklerken neredeyse altı yıl geçmiş- ablaya çıktıları verirken benimkiler zannedip ablanın duruşma tutanaklarını aldım. Mahkeme kağıtları olduğunu anlayınca bilerek okumadım. Etik insanlarız sonuçta, bunca yılın PDRcisine yakışır mı? On lira dedi Nuri abi, on lira çıkmaz dedi abla. Çıktığı kadar dedi Nuri abi... İşte bu özlü, közlü sözü kırtasiyeden çıkarken söyledi. Alnımızın çatından vurulduk sanki.  Bak buradan da çıkar bir şeyler dedi Nuri abi. Yazarız bir şeyler dedim. Hâlbuki bu sözün üstüne ne yazılır ki? Ablanın hayatında neler oldu bilmem ama cahilliğinden dem vurup sitem ettiğimi...

Sevda Günleri 2

Resim
İki gündür pek tadım var diyemem. Kitaplar ve filmlerle renklendirmeye çalıştığım hayatımı biraz rahat bıraksam iyi olacak sanki. Gerçi o benim peşimden koşuyor, ben yalnızca karşılık veriyorum. Ahmet Haşim Paris gezisinde kaldığı otelde hiç tahta kurusu, pire yok diye hayıflanıyordu en son. Neymiş, uykusu bölününce vakti daha iyi kavrıyor, en verimli okumaları o vakitlerde yapıyormuş. Ayrıca deliksiz uyuduğu yetmezmiş gibi bu süre içinde hiç rüya görememiş. Vah vah vah! Sabahları gözlerimi hatırasız bir ölümden açıyor gibi olmuştum,  diyor bu hâl için. Gerçekten de uykunun üçüncü ve dördüncü nrem evresi böyledir, rüyaların çoğuna hizmet eden ram evrelerinde ise beyin oldukça aktiftir. Ahmet Haşim'in ram evreleri pek istediği gibi gitmemiş anlaşılan. Açıkçası çok kıskandım. Senelerdir uyku sorunu yaşadığım için sayısız rüya görüyor - neredeyse hepsi başa gelebilecek en kötü felaketlerden meydana geliyor, uykumu en olmayacak yerde bölüyor - ve sabahları gözlerimi bol acı...

Sevda Günleri

Resim
Ahmet Haşim bence tuhaf biri. Niye pat diye böyle bir giriş yaptım bilmiyorum ama şair milletinin pek aklı başında olmadığı kesin. Orta okulda okul kütüphanesine vermeyi unuttuğum Bize Göre epey eskimiş, yeniden okumaya başlayınca Haşim'in ne muzip bir adam olduğunu daha iyi anladım. Birkaç gündür izlediğim filmleri sindirmeye çalışıyorum, daha doğrusu editörümün film incelemeleri yapmam yönündeki teşviki yüzünden izlediğim bütün filmlere malzeme gibi bakmaya başladım. Hâlbuki yalnızca seyirci ya da yalnızca okur olmak çok muhteşem bir his. Sanırım bu hissi tekrar yaşamam mümkün değil. Ömer Kavur'un Gizli Yüz'ünü daha yeni izliyorum. Zuhal Olcay'ın yüzü, sesi, zarafeti... Hepsi ayrı ayrı gözümü kamaştırırken, arka planda kapatılmayı unutulmuş bir sekme gibi malzeme arıyor zihnim. Bir bilgisayar olarak gelseydim dünyaya, bana denk gelenin vay hâline! Ben bu filmi yazamam canım, yenisine geçelim. Berkun Oya'nın Cici filmini üç günde ancak biti...