Sevda Günleri 8 - Sığacak Yer Ararken
Sevda günlerinden yeniden merhaba. Bir şeyler söylemek zorunda hissettim hep. Bir şeyleri savunmam ya da bir şeylere karşı durmam gerekiyormuş gibi. Bana bu kadar önemli olduğumu düşündüren neydi acaba? Çok da önemli biri olmadığımı fark ettiğim günden beri daha az konuşuyor, daha az şeyi savunuyor ya da daha az şeye karşı duruyorum. Bunun bir tür vazgeçiş, çekilme ya da sinme olduğu düşünülebilir ancak dünyayı kurtarmak şöyle dursun, kendi dünyamı kurtarmanın bile ne denli zor olduğunu öğrendim zamanla. Her şey ve herkes adına ne kadar üzgün olduğumu biliyorum sadece. Gerçeklik son derece sert ve acı. Yoksulluk, ihmaller sonucu yaşanan acı ölümler, tecavüz, cinayet, pedofili, şiddet, savaş, katledilen siviller ve çocuklar, açlık, haksızlık, emek sömürüsü gibi türlü kötülüğün ve acının olduğu bir dünyada; üzerine gelir eşitsizliği, adaletsizlik, pahalılık, engelli bireylerin yaşadığı zorluklar, emekli maaşı, birbirini öldüren lise öğrencileri, katledilen öğretmen, kadın, ço...