Sevda Günleri


Ahmet Haşim bence tuhaf biri. Niye pat diye böyle bir giriş yaptım bilmiyorum ama şair milletinin pek aklı başında olmadığı kesin. Orta okulda okul kütüphanesine vermeyi unuttuğum Bize Göre epey eskimiş, yeniden okumaya başlayınca Haşim'in ne muzip bir adam olduğunu daha iyi anladım.


Birkaç gündür izlediğim filmleri sindirmeye çalışıyorum, daha doğrusu editörümün film incelemeleri yapmam yönündeki teşviki yüzünden izlediğim bütün filmlere malzeme gibi bakmaya başladım. Hâlbuki yalnızca seyirci ya da yalnızca okur olmak çok muhteşem bir his. Sanırım bu hissi tekrar yaşamam mümkün değil. Ömer Kavur'un Gizli Yüz'ünü daha yeni izliyorum. Zuhal Olcay'ın yüzü, sesi, zarafeti... Hepsi ayrı ayrı gözümü kamaştırırken, arka planda kapatılmayı unutulmuş bir sekme gibi malzeme arıyor zihnim. Bir bilgisayar olarak gelseydim dünyaya, bana denk gelenin vay hâline! Ben bu filmi yazamam canım, yenisine geçelim. Berkun Oya'nın Cici filmini üç günde ancak bitirdim. Film güzel akıyor da benim akışta sorun var. Burada malzeme gani tabii. Orta Anadolu, masanın hemen ortasına yatırılmış sorunlu tip baba, gariban anne... Ben bunu çok güzel yazarım dedim içimden, sonra eskimiş geldi tüm bunlar. Sanki bu konuları yeterince işledik gibime geliyor, film güzel ona sözüm yok da yeni bir söz edemeyeceğim hiçbir şeyin güzelliği beni büyülemiyor.

Haşim'in kitabında, üzerinde durmam gereken yazılar var ancak saat epey geç oldu. Ruh sağlığımı yeniden kazanmak için Hakan Türkçapar okumaya çalışıyorum, kitapla bir gerilim hâlindeyim. Sürekli tartışıyoruz. Tamam, biraz alıngan ve kendiyle ilgili gerçekleri çabuk kabul etmeyen biri olabilirim ama bence benim de haklı olduğum noktalar var. Gerçi en son haklı olduğumda bu pek işe yaramamıştı.

Elimde benim yaşlarımda bir şair arkadaşın kitabı var, bugün Refik abinin dükkândan Adem abiye aldırdım. Öyle romantik yollarla gelmiyor bize bu kitaplar. Her yanımız taşranın kaba sınırlarıyla çevrili. Arkadaşın şiiriyle bağ kurabilirsem bir şeyler yazarım belki, o zaman veririm şairin ismini. Kitaptan birkaç şiir okudum anneme, birkaç şiir de kendi kitap dosyamdan okumamı istedi. Okuması yazması olmasa da, tam olarak anlamasa da bir şeyler hissetti. Bence bu önemli bir şey. Senin şiirin daha iyi demeyi de ihmal etmedi, anne kalbi tabii. Bi ara şiir okurken eline kumandayı alıp bana doğrulttu. Meğer beni televizyon sanmış, sesimi açmaya çalışıyormuş.

-Eee nasıl buldun şiirlerimi?
-İçler acısı...

Naciye bacı- bizim köyde yaşlı teyzelere teyze denmez, bacı denir, mantığını hiç sorgulamadım- kitabımı tebrik etmeye gelmiş. Kitapçığın hayırlı olsun dedi. İnşallah soru bankası hazırladığımı düşünmemiştir. Gerçi her türlü değişen bir şey olmaz. Onun da okuma yazması yok. Ha kitap, ha kitapçık...

Haşim'in kitap biter bitmez konuşacak epey malzemem olacak. Evet, kitaplara bu gözle bakmaya başladım ve bu hiç hoş değil. Malzeme? Duvar örüyorum sanki. Duvar sayılır ama bir bakıma. Hayatla aramda görünmez bir duvar olmasa, bu yazı çizi işlerine girip kafamı ağrıtır mıydım? Yine de memnunum hâlimden. İt, kopuk, serseri de olabilirdim. Ayrıca köylü şair olmanın ayrıcalıklarından faydalanıyorum. Şimdi düşünelim ki İsmet Özel, Hilmi Yavuz, Şükrü Erbaş ya da Haydar Ergülen gibi bilindik şairler İstanbul'da, Ankara'da bir mekâna oturduklarında ya da metroya bindiklerinde kim tanıyor onları? Gayet herkes gibi karşılanıyorlar, ama ben öyle miyim? Köyümüzün ve ilçemizin şairi olarak epey önemli bir konumdayım. Tebrikler, hayırlı olsunlar, iyi kazançlar... Evet burası biraz sorun, kazanç mazanç... Ünlü bir şair olursan bizi unutma filan... Yok canım unutmam... 

Burası neresinden baksam çok keyifli. Küçük köyün büyük şairi, güzellik yarışmasına bir kişi katıldı diye güzel seçilmişizdir belki ama kim diyebilir ki çirkiniz? Ayrıca bizim köyde kimse Ahmet Haşim'i tanımıyor, Sevda Altınkaya'nın evi nerede derseniz herkes gösterir.
...
17. 11. 2025

Yorumlar

  1. Bayıldım. Kalemine, yüreğine sağlık Sevdacığım 🥰

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Güneşli bir ocak gününden merhaba güzelim - mektup

Çiğdemlerle Gelen Eski Baharlar