Sevda Günleri 11 - Nereye Gideceğiz Bilmiyorum ama Burada Yerimiz Olmadığı Kesin

Evet nerede kalmıştık? Aslında nerede kaldığımı hatırlamıyorum. Bir yerde kalabilen biri miyim ondan da emin değilim. Gerçi bağışıklığı düşük bi' kimse olduğum için uzun yola çıkmak gibi, başkasının evinde kalmak gibi eylemlere zaruri olmadıkça katılmıyorum.

Eylemler demişken, nerede o eski sevda günleri diye düşündüm ve akşama doğru Kızılay'a inmeye niyetlendim. Kızılay'a inmek derken? Neyse canım, inilen bir yer olsun nedir yani?

Yağmur öncesi sessizliği vardı havada. Kararan bulutlar sanki yazın bittiğini önceden haber verelim de alıştıralım şu garibanları soğuklara diyordu. Yaz geldi geleli sivrisineklerden kurtulamadım. Yanağımdan dahi ısırıldım. Sanırım sonbaharı hiç bu kadar istekli beklememiştim. Ankara'da sonbaharı ilk kez yaşayacağım, belki de son kez...

Ne diyordum? Hava oldukça kasvetliydi, anlayacağınız tam depresyon havası. Güvenpark'ta oturup biraz uzaklara bakarım, sonra belki bir şiir yazarım diye düşündüm. Metroya inerken hâlâ içimde bir kararsızlık vardı. Saat geç olmuştu ve saçlarım hâlâ ıslaktı. Hasta olur muyum ki? Adımlarım tereddütlü değildi ama. Git diyordu içimden bir ses. Sesi dinledim ve metronun merdivenlerinden hızlıca inmeye başladım. O da ne? Ego kartımı evde unutmuşum. Banka kartını denedim, olmadı. İçimdeki ses biraz fazla romantik sanırım, yine tutturamadı doğru zamanı. Nasibi zorlayan biri olmayı bırakmıştım bir süredir. Onun verdiği dinginlikle gerisin geri eve döndüm. -Ne hayatlar, ne dertler var değil mi(?)- Dışarıya çıkma planım on dakika içerisinde imha edildi anlayacağınız. O kadar da ütü yapmıştım. Hayat bu ya, ütülü gittiğin yerlere varamadan kırışıyor bazen üzerindekiler. 

Gün yine yitip gitti. Apartman dairelerine sığamıyorum. Ankara'daki apartman dairelerine ayrıca sığamıyorum. 2013'te üniversiteye gittiğimde bir daha bu köye adım atan ne olsun demiştim. Köye ev yaptırma hayali de nereden çıktı şimdi? İnsan niçin sıfırdan başlayamıyor hiçbir şeye? Bu kadar sorunun aynı anda beynimi işgal etmesinden rahatsız oldum ve çay koydum. Siteye gelen mailleri okudum. Reddettiğim metinlere yazdığım değerlendirmeleri tekrar okuyunca kendime biraz gıcık oldum. En çok sen biliyon be Sevda, tamam be Sevda... Napayım Teoman abimin dediği gibi, tabiatım böyle.

Taksi Şoförü filmindeki karakter kadar olmasa da ben de geceleri uyuyamıyorum. Acilen uykularımı düzenlemem lazım. Sonra kim bilir belki güzel rüyalar da görürüm. Belki beyaz atlı prensin navigasyonu bozulur da rastlaşırız bir yerlerde...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Sevda Günleri

Sevda Günleri 5 - Şirinleri Görmek İçin

Sevda Günleri 3